KAYIT GİRİŞ

12. Sezon 7. Bölüm Replikleri

Doğaüstü Hikaye Yarışması

Lucitiel Seviye 69

ETKİNLİKLER & BULUŞMALAR

1 yıl önce - 7B okunma

Bu konunun içeriğini göremezsiniz

Sitemizde kullanıcılarımızın açmış olduğu konuları ziyaretçilere gösteremiyoruz. Bunun sebebi, büyük emekler ile oluşturulan içeriklerin bu dizi topluluğunu ileriye götürmesini istememizdir.

Lütfen bu konuyu görmek için 10 saniyenizi ayırıp aşağıdaki butonlarda herhangi birine tıklayarak ücretsiz kayıt olunuz. Kayıt olarak hem tüm içeriklere ücretsiz olarak erişim sağlayabilecek hem de aynı diziyi izlediğiniz insanlar ile tanışabileceksiniz.

YORUMLAR
Lucitiel
Bugün, Freedom arkadaşımıza ikincilik getiren doğaüstü hikayesini sizlerle paylaşacağım ;

Bilgi

Bir adam varmış.Bu adam çoğu insan gibi doğmuş, büyümüş, büyürken öğrenmiş, sorgulamış, düşünmüş, araştırmış, okumuş ve farketmiş ki bir farklılık var.Herkesten herşeyden farklı olan bir şey var, insanların dışından gelişen ve insanların uzaklaştığı bir şeyler var.
İnsanların uzaklaştığı alanlara yönelir, insanların korktukları alanlara "Doğaüstü" adı altında bulunan alanlara.
Adam çok fazla okumaya başlar ve okuduklarını uygulamaya geçirir.Çok farklı ritüeller dener; benzeri görülmemiş pehrizler, adı daha önce duyulmamış birbiriyle alakası olamayacak karışımlar, iksirler ve hiç kısa sürmeyen meditasyonlar.Dinginliği sadeliği ve huzuru yakalamak için bir ormanda yaşayan bu adam 40'dan az 30'dan fazladır.
Uygulamaların sonuçlarını alabilmek için büyük bir sabır göstermek zorundadır ve bu sonuçların ortaya çıkaracağı değişimleri gözlemlemek için uzun bir süreye ihtiyacı vardır.Tek başına yaşayan ve yediğini içtiğini kendi yetiştiren bu adam için zaman önemli değildir.Önemli olan tek şey bilgidir.
Bilgi sonsuzlukdur.
Ölüm ötesi yaşam, doğaüstü güçler, doğaüstü varlıklar, felsefe, mistizm, astroloji, sayılamayacak kadar din, binlerce inanış ve daha bir sürü alan hakkında okur, düşünür, sorgular ve uygulamalar yapar.Farkeder ki hepsinde biraz gerçeklik vardır.Hepsi birbirine bağlıdır.
Bilgi başlangıçtır.
Bir konuya çok takılır doğaüstü varlıklar.Dünyadaki bilgiler bir seviyeden sonra aynı ve tekdüze olmaya başlar."Eğer yalnız değilsek neden beraber değiliz" düşüncesi belirir beyninin en parlak noktasında.Rotasını bu alana çevirir ve araştırmalarını derinleştirmeye başlar.Bazı insanlar bu varlıklar tarafından zarar görmüştür ve kendini koruyamamıştır.Araştırmaları derinleştikçe bu varlıkların insanlardan önce dünyaya geldiğine inanmaya başlamıştır.Bizden önce gelmeleri yaşamaya ve öğrenmeye bizden önce başladıklarının ve bizden önde olduklarının götergesidir.Aklına simya ile ilgilendiği zamanlarda okuduğu latince bir söz gelir."visita interiorae terrae rectificando invenies occultum lapidem" bu sözler onun için kendinin merkezine indiğinde orada bulunan ve başından beri orda olan tanrısal güce erişebilmesini temsil ediyordur.Daha bir çok anlamı olan bu söz diziliminden bu anlamı çıkarmış ve buna inanmıştır.
Bilgi açlıktır.
Kendini bulma yolunda yapılması çok zor olan meditasyonlara başlamıştır.Önce dinginliği ve saflığı yakalamak zorundadır.Bu güne kadar bardağını doğru yanlış birçok şeyle doldurmuştur ve boşaltması gerekiyordur.Dünyanın merkezi ulaşılması en zor alandır.İnsan da dünya gibidir ve merkeze ulaşmak kolay olomayacaktır.
Merkeze yolculuk devam ederken bazı şeylerin değiştiği farkeder.Beynin yavaş yavaş özgürlüğüne kavuştuğunu hisseder ve hiçbir yükü yok gibidir.Eskiden düşünemediği mantık yürütemediği konular basit gelmeye başlamıştır.Vücudu sanki bir tüy kadar hafiftir.Meditasyonlar sayesinde bu hale gelebilmiştir ama bundan sonrasında meditasyonların yeterli olmayacağının farkına varmıştır.Bu seviyedeki bir zihin özgürlüğünün bedensel özgürlüğün pratiğe ihtiyacı vardır.
Bilgi sınırsızdır.
Parapsikolojiyle tam anlamıyla tanışır.Telekinezi, psikokinezi, telepati, levitasyon, astral seyahat gibi bir çok konu hakkında uygulamalara başlar.Zihinsel pratiğin yanı sıra bedensel gelişimininde önemli olduğunu düşünerek kendini fiziksel anlamda da geliştirmeye başlar.İlk başta zihniyle bir peçetenin hareket etmesini sağlarken ilerleyen zamanlarda mobilyaların yerlerini rahar bir şehilde hiçbir fiziksel temas olmaksının değiştirebiliyordur, bu telekinezidir.
Fiziksel gelişimi ile uğraşırken hangisinin daha düçlü olduğunu düşünür ve bir test yapar kendine.Kollarıyla kaldıramadığı bir ağırlığı zihniyle kadırabilecekmidir.Testin sonucunda zihinsel gücünün daha fazla olduğunu anlar.
Bir gün bu adam sabaha karşı uykusundan isteksizce uyanır.Derin uykusundan neden uyandığı hakkında bir fikri yoktur.Güneş daha doğmamış, hava aydınlık ile karaklık arasında bir yerdedir.Su içmek için yataktan kalkar ve odanın kapısını açar.Kapı açıldığında karşısında bir şey vardır.
O şey sadece iki kelime söyler "caput officium".
Lucitiel 691 YIL ÖNCE9YANITLA
Lucitiel
O mükemmel hikayeyi sizlerle buluşturuyorum sonunda. İşte C41N, yani Okan arkadaşımızı birinci yapan hikaye ;

Sıradan Büyülük Öyküleri

Öncelikle kendimi tanıtmama izin vermenizi isterim, adım Okan Kaleli İstanbul’ da yaşayan ve görev yapan 32 yaşında evli iki çocuk sahibi bir psikoloğum. Birçok hasta gelip gider sürekli, insanlara yardımcı olmayı sevdiğimden dolayı bu mesleği seçmiştim zaten. Her gün yüzlerce hastam gelir ve bana sıkıntılarını anlatırlar, yardımcı olamadığım insanlara karşı kendimi mahcup ve kırgın hissederim ve günlerce aylarca beynimi yer kendimi yerim ve sonunda mutlaka bir çözüm bulmam lazım, yoksa kendimi bir boşlukta hissederim. Bu gibi durumlar insanlara yardımcı olamayacağım için randevuları iptal ederim ve kendimi ofise kilitleyip sürekli çalışma gereği duyarım ve en sonunda kötü de olsa iyi de olsa hastamı çağırıp ona bu haberi vermem gerekli olduğu için bazen üzülerek bazen sevinerek iyi veya kötü olan haberi kendilerine söylerim. Kimileri bu düşüncemi duyduklarında sevinçten havalara uçar kimileri ise yerin dibine girer ve ben inanın ki daha da dipten onun yanıma düşüşünü izlerim.
2015 yılının, Nisan ayının, 28’ inci günü ve saat 16:48’ i gösterirken gene bir hastamın durumu hakkında analiz yaparken bir anda ofisin telefonu çalar, korkarak yerimden zıplarım ve derin bir nefes alarak telefona cevap verdim. Telefondaki kişi genç bir çocuğun sesinden farksızdır, genç arkadaşımın sesinin arkasından rüzgar ve yağmur sesi gelmektedir, kendisine iyi olup olmadığını sordum. Genç arkadaşım bana bir sıkıntısı olmadığını söyledi ve benimle görüşmek için randevu almak istediğini belirtti. Bende ona defterime bakarak yarın akşamüzeri saat 17:15’ de gelebileceğini söyledim ve teşekkür ederek telefonu kapattı. Telefonu masanın üzerine bırakırken bir an duraksadım ve camdan dışarıya bakmak için kafamı çevirdim, hava kapalıydı ve yağmur yağacağı belliydi. Saatime baktığımda saat 16:50’ idi ve tekrar cama bakarım ve bir anda sağanak şekilde yağmur başladı, telefonun çaldığını ve yarın randevu verdiğim genç ile konuştuğumu hatırladım ve konuşurken şiddetli rüzgar ve yağmur sesi geliyordu. Bu düşünceleri tekrar aklımdan geçirirken bir anda içimin üşüdüğünü fark ettim ve mutfağa giderek kendime bir kahve alarak odama geri döndüm, hasta koltuğuna oturup arkama yaslandım ve gözlerimi kapatarak düşüncelere dalmayı beklerken bir anda gözümü açtım ve saate baktım, saat 20:56’ idi kahve fincanım boştu, yağmur dinmemişti, fakat ben kahvemi içtiğimi ve neler düşündüğümü hiç birini hatırlamıyorum tek hatırladığım koltuğa oturup arkama yaslanmış olmamdı. Yağmurun kesilmesini bekledim ve iki saat geçmesine rağmen yağmurun kesileceği yoktu, bende şemsiyemi alıp aracıma binerek evime ulaştım. Çocuklar çoktan yatmış ve eşim beni kanepede bekliyordu, eve girdiğimi fark ettiğinde arkasına dönüp bana nerede kaldığımı sordu, pek çok kez beni aradığını fakat ulaşamadığını söylediği zaman inanamadım. Nasıl olur diye söze başladım fakat çok merak etmiş görünüyordu. Elimdeki şemsiyeyi ve ceketimi portmantoya asarak yanına gittim ve elini tuttum, ofiste içimin geçtiğini ve yağmurun kesilmesini bekleyerek vakit harcadığımı söyledim kafamın yoğunluğundan dolayı da haber veremediğimi söyledim ve anlayışla karşıladı yukarı çıktık ve üzerimi değiştirerek yatağa uzandım ve gözlerimi kapattım.
Alarmın sesi ile uyandım ve üzerimi giyinerek işe gitmek için hazırlandım ve yola çıktım. Birkaç hasta ile görüştükten sonra biraz mola verdim ve dinlenmek istedim. Bir saat kadar dinlendikten sonra bir hastam geldi ve deftere baktığımda adını almayı unuttuğum dün akşamüzeri arayan genç geldi. Sağ elimi uzattım ve hoş geldin dedim, o da elimi tutarak hoş bulduğunu belirterek gösterdiğim sandalyeye oturdu. Biraz kendinden bahsetmesini istedim.
X: Biraz kendinden bahsedebilir misin?
Y:Tabii ki, adım Cenk Aslantaş, 24 yaşındayım, İstanbul’ da yaşıyorum.
X: Pekala Cenk ben Okan sana nasıl yardımcı olabilirim? Nereden başlamak istersin sohbetimize?
Hiç beklenmedik bir şekilde direk konuya girer.
Y: Sizi aradığımda nerede olduğumu bilmediğim bir yerdeydim, sizin kartınızı bir anda bulunduğum yerde çimenleri üzerinde buldum ve sizi aradığımı gördüm fakat yanımda ne telefon vardı ne de başka bir iletişim aleti. Son zamanlarda sıklıkla olan bu artık adı neyse olaylar sürekli günlük tekrarlanmaya başladı bir iki üç derken günde pek çok yerde oluyorum, korkunç ya da üzüntülü veya çok mutlu insanları görüyorum, bazılarının başlarına kötü olaylar geliyor ve onlar beni göremeden duyamadan ben onlara yardımcı olabiliyorum fakat aslında hiç orada olmadığımı fark ediyorum.
Derin bir nefes alarak arkasına yaslanarak devam eder.
Y: Aslında bundan kimi zaman çok mutluyum kimi zaman da mutlu olamıyorum. Geceleri uyuyamıyorum ve yatağıma uzanıp tavana bakarken ışıklar bir anda yanıp sönüyor ve ana sigorta atıyor. Yüksek seste bir cızırtıya benzer sesler duyuyorum kulaklarını tıkıyorum ama hiç faydası olmuyor beynimin içinde sanki bir şeyler var. Ne olduğunu çözemedim bana lütfen yardım edin..
X: Daha önce hiç böyle bir olayla karşılaşmamıştım. Ne diyeceğimi bilemedim bana biraz müsaade edersen geçmiş dosyalarımı inceleyerek diğer seansta sana daha durumu anlamış şekilde yardımcı olmaya çalışıyım?
Y: ;Pekala doktor fakat beni bundan kurtarmanızı istemiyorum sadece adını öğrenmek istiyorum. Bu kadarına yardımcı olsanız yeter.

Cenk oturduğu sandalyeden yavaşça doğrularak kapıya doğru yönelirken arkasına döner ve ..
Y: Doktor, kendine bu ara dikkat et gece geç saatlere kadar burada kalma ailenin yanında ol.
Şaşırarak şöyle cevap veririm;
X: Na-nasıl yani? Ne demek istiyorsun Cenk beni aydınlatır mısın?
Y: Ben söyledim doktor. Ailenin yanında ol.
Derken kapının kolunu çevirerek odadan çıkar ve ben arkasından bakakalırım. Hemen hızlı bir şekilde eşyalarımı toparlayıp çantaya sıkıştırıp eve doğru yola koyulurum. Bütün geceyi uykusuz şekilde eşim ve çocuklarıma bir şey olacakmışçasına düşünürüm, hastalarımı düşünürüm aileleri ile sıkıntıları olan hastalarımı düşünürüm ve gecenin bir yarısı uyuya kalmışım. Kalktığımda saat tam iki yi gösteriyorken direk evin içini dolaşırım eşim beni bu halde görür ve bana kısık sesle seslenir bir anda ürpererek arkamı dönerim ve efendim diye cevap verirken o ara çocuklar koşarak gelir ve baba sen bugün gitmeyecek misin diye sorarlarken aklıma Cenk gelir bir an yarın görüşürüz dedim ve saat söylemedim nasıl ve ne zaman gelecek diye düşünürken telefonum çalar.
Y: Doktor, bugün görüşmemiz vardı çok düşündün bütün gece ofisine geç de görüşelim.
Der ve telefonu kapatır. Hemen apar topar hazırlanıp evdekilere bir şey demeden evden ofise doğru yola koyulurum ofise gelip içeri girdiğim de Cenk’ i odamda sandalye de otururken görürüm.
X: Nasıl girebildin buraya?
Y: Doktor sana bir şey söylemem lazım aslında ben ne olduğumu biliyorum sadece sana yardımcı olmak için seninle irtibata geçtim.
Şaşırarak cevap veririm.
X: Nasıl yani, bana neden yardım edeceksin? Korkmaya başlıyorum.
Y: Doktor korkmalısın zaten. 3 ay önce bir hastan hayatını kaybetmişti hatırlıyor musun? Adı Monica adında yabancı uyruklu bir bayandı. Sarışın yeşil gözlü bir bayandı. O bayanın aslında hiçbir hastalığı yoktu. Sana neler anlattı doktor?
Biraz düşündükten sonra hatırladım ve cevap verdim.
X: Evet, hatırladım bana kime yaklaşsa, kiminle tanışsa feci şekilde ölüyorlar dedi. İntihar gibi gözükse de ben intihar olduğuna inanmıyorum, benden kendisine yardımcı olmamı istedi fakat ben bu durumda ne yapabileceğimi bilmediğimden dolayı birkaç görüşme sonrasında ne yapacağımı düşünürken görüşmelere gelmemeye başladı ve telefonunu aradığımda başka bir bayan açtı ve Monica’ yı rahatsız etmememi söyleyerek yüzüme kapattı. Bende bir daha aramadım unuttum çünkü.
Y: Evet işte o en son konuştuğun kadın New york’ un gelmiş geçmiş en kötü cadılarından biri. Orada insanlar yüzünden şikâyet edildiğinden dolayı Amerikan istihbaratı ödüllü arama başlattı fakat ne yazık ki bulamadılar yakalamaya çalışanlar ise ya feci şekilde hayatlarını kaybetti. Bu kadın Monica’ nın annesi ve Monica’ nın ve kendisinin yanına yaklaşan bütün erkeklerden intikam için büyü yapıyor ve feci şekilde ölmelerini sağlıyor. Türkiye’ de de bu iş gayet rahat olduğu için buraya kaçtığını tahmin ediyorum. Doktor gerçekten adını koyamadığım bir sürü yeteneğe sahibim ve senin bu kadınla konuşmuş olman senden intikam almasına olanak bir süredir seni izliyorum ve yalnız olmadığımı biliyordum. Seni aradığım gün aradıktan sonra ofisinin orada yağmur yağması ve orada kalman bir tesadüf değildi. Cadının sana hazırlaması gereken büyüleri vardı ve seni bir süre evden uzak tutması gerekiyordu. **Kafasını sol tarafında bulunan duvara çevirerek saate bakar ve saatin 16:50 olduğunu gördü ve hızlıca başını bana çevirerek konuşmaya devam etti.** Doktor, geç kalmak istemiyorum sen ve ailen önemli insanlarsınız ben şimdi gidiyorum cadı evinize bir büyü torbası yerleştirdi ve gidip büyü torbasını vaktinde almazsam sen ofisten çıktığın andan itibaren eşin çocukların ve sen büyük acı çekerek öleceksiniz doktor. Fakat vaktimiz iyice azaldı. Çünkü özel yetenekleri olan sadece ben değilim o yüzden ben gidiyorum.
Kelimesini bitirir bitirmez yerinden fırladı ve koşarak kapının içinden geçerek gözden kayboldu hemen telefona sarıldım ve eşimi aradım çocukları yanından ayırmamasını ve geçenlerde eve bir kadının gelip gelmediğini sordum, o da bana dilenci kılığında bir kadının geldiğini ve el işi ile yapılmış torba şeklinde bir havlu sattığını ve yardım amaçlı bir tane alıp banyoya koyduğunu söyledi. Ona bir genç arkadaşımın geleceğinden bahsettim ve korkmamasını söyledim ona aldığı şeyi göstermesini söyledim yolda olduğumu belirtip telefonu kapattım. Hemen toparlanıp yola koyuldum. Evin önüne geldiğim de kapının açık olduğunu gördüm hemen koşarak içeri girdim ve eşimi gördüm çocuklar nerede diyerek sarıldım. Çocukların odasında olduğunu söyledi ve arkadaşımın da banyoda olduğunu söyledi gözleri kıpkırmızıydı ağlamış olduğu her halinden belliydi yanakları ıslaktı. Koşarak banyoya girdim, Cenk’ in yere çömeldiğini ve yerde yatan bir kadın olduğunu fark ettim. Cenk’ in yanına yaklaşarak
X: İyi misin?
Y: Sen, eşin ve çocukların iyiler bende iyiyim ama aynı şeyleri bu yerde yatan pis ucube için söyleyemem. İşte doktor o cadı bu. Eğer az daha vakit kaybetseydim eşinin ve çokların iyi olamayacaklardı ki onları öyle gördüğünde sen de ölecektin doktor. Bu ucubenin öldüğüne üzülmemelisin çünkü ailene zarar verecekti. Evet şimdi bundan kurtulup geri geleceğim lütfen bahçe kapısının önünde beni yalnız beklemeni istiyorum.
Başımlar onaylayarak arkamı dönüp banyo kapısını kapattım ve kapının altından bir ışık huzmesi içeriye doğru süzülür ve aldırış etmeden dışarıya doğru yürürken eşime yukarıda beklemesini söylerim.
Dışarıda bir süre bekledikten sonra yoldan ağır adımlarla yürüyerek gelen Cenk’ i görürüm ve bende ona doğru yürümeye başladım. Bahçe kapısının önünde durarak konuşmaya başladık.
X: Merakla seni dinliyorum Cenk.
Y: Evet doktor merak ettiğini ve korktuğunu biliyorum, aslında adım Cenk değil. Hiçbir adım bile yok. Özel yeteneklerimden bahsedecek olursak zaman kavramımın olmadığını, şekil değiştirebilme yeteneğim olduğunu, herhangi bir yerden başka bir yere ışınlanabildiğimi ve her hangi bir canlıyı dokunarak küle çevirebilme yeteneğim olduğunu söyleyebilirim ama korkmana gerek yok. Güzel bir aileden geliyorum insanlara yardım edilmesi gerektiğini ayrım yapmamam gerektiğini öğrendiğim asil bir aileden geliyorum. İnsanlara yardım etmenin aslında en büyük yeteneğim olduğunu fark ettiğim günden beri pek çok insanın hayatını kurtardım ve hiçbir karşılık beklemeden. Evet, doktor benden buraya kadar umarım bir daha görüşmeyiz. Çünkü benim olduğum yerde muhakkak kan vardır.
Sözlerini bitirdikten sonra arkasını dönerek yürümeye başladı ve yavaşça gölge şeklinde ortadan kayboldu, eve geri dönüp eşimin yanına gittim ve tüm durumu özetle anlattım hepsini tek tek öptüm çocukları uyuttuktan sonra dolaptan 84’ yılı yapımı şarabı çıkarttık ve eşimle beraber içmeye başladık..
Lucitiel 691 YIL ÖNCE8YANITLA
Ç4Ğ4T4Y
hikayeyi daha yeni görüyorum cidden süper bir hikaye yazmış ellerine sağlık bu yılda düzenlencek mi bu arada
Ç4Ğ4T4Y 474 AY ÖNCE0
Rihastle
Selamlar,

Doğaüstü Hikaye Yarışması'nda dereceye giren arkadaşlarımızı Skype sohbetinde açıkladık, dereceler şu şekilde;
1-C41N
2-Freedom
3-Cleage

Arkadaşlarımızı kutluyor ve katılan herkese çok teşekkür ediyoruz. Birinci olan hikaye bu ay çıkacak olan dergide yer alacaktır.
Bir sonraki etkinlikte görüşmek dileğiyle. :d
Rihastle E1 YIL ÖNCE7YANITLA
Auwlano
Aslına bakarsanız kazanan kişi birinci olan kişi değil de, bizler; o hikayeleri okuyanlar olarak kazananlarız. Hepinizin eline emeğine sağlık.
Auwlano 861 YIL ÖNCE6YANITLA
Juu
Arkadaşlar, hepinizin hikayeleri çok güzeldi. Okurken çok keyif aldık ve oldukça zorlandık seçerken, şansı bu sefer yaver gitmeyenler bir sonraki etkinliğe tekrar bekliyoruz. Hepinizin ellerine ve beynine sağlık. Dereceye girenleri kutluyorum. :')
Juu 781 YIL ÖNCE4YANITLA
Moliarty
-Rezerved- bayıldım. Tam benlik kendi kendime hikâye devam ettirme oyunu oynayıpduruyordum. Konusu harika. Spn karakteri bulunmaması olayını da sevdim, o zaman hikaye fanfiction olurdu özgün olmazdı. Yarışma için çok teşekkür ederim:) 6 günüm var.
Moliarty 971 YIL ÖNCE4YANITLA
Lucitiel
Bugün, Cleage arkadaşımıza üçüncülük getiren doğaüstü hikayesini sizlerle paylaşacağım ;



Dabbe: Bir Popi Ruh Vakası

Soğuk bir kış günüydü. İnsanlar işlerinden dönmüş, akşam yemeklerini yemiş ve şimdi de yorgunluklarını geçirmek için mışıl mışıl uyuyordu. Hatta bu enerjikliğinin nereden geldiğini bilemediğimiz, her günün her saatinde Flash Tv ile coşan Emine Teyze bile uyumuş görünüyordu. Tamam bu gerçekten garip bir gece olacaktı.
Annemle babam bir akrabamızın düğününe gitmişlerdi ve saat 1’den önce dönmeyeceklerdi. Bu yüzden planlarımızı gerçekleştirmek için en muhtemel akşam buydu. Hemen Gizem ve Elif’i aradım. Elif korkarak da olsa geleceğini söyledi ama Gizem telefona bile çıkmadı. Vay dönek,yarın Geometri quiz’ini duydu ya gözü başka bir şey görmez artık. Her neyse, iki kişi de gayet uygundu bizim için. Elif geldiğinde nefes nefese kalmıştı. Sokaktaki apaçiler laf atmış,onlardan kaçayım diye girdiği sokakta da köpekler bayağı bir kovalamış. Bu devirde kız olmak zor iş anacım. Bir dahaki toplantıda buluşmayı erken saate koymayı aklıma not ederek onu içeri davet ettim.
“Eveet… Bak Elif,bu kadar geldin. Bundan sonra kaçma falan yok. Anlaşıldı mı?”
“A-anlaşıldı. Ama niye Gizem gelmiyor? Bari o gelmiyorsa Emre’yi çağıralım.”
“A-aa üstüme iyilik sağlık! Gecenin bir vakti eve oğlan atmak… Duymamış olayım.”
“Tamam tamam. Hadi başlayalım. Birazdan annenler gelir.”
“Pekala. Başlıyorum.”
Anima fuerit hic coram domo hac, ostende nobis teipsum.
Hiçbir şey olmamıştı. Daha yüksek sesle tekrarladım: “ANİMA FUERİT HİC CORAM DOMO HAC, OSTENDE NOBİS TEİPSUM!” Korkudan gözlerimi kıstım ama yine hiçbir şey olmamıştı.
“Aman be, iyi ki bi eğlenmek istedik.” Dedim sinirlenip de iletişim tahtasını kaldırmaya yeltenirken. Elif beni durdurdu:
“Niye Latince söylüyoruz ki. Bu apartman yapılmadan önce burada yatan ölüler in Latin olduğunu nerden çıkardık? Hem Latin olsalar bile Google Translate çevirilerini anlayacaklarını düşünmüyorum. “
“Aman! Çok bilirsin. Kızım sen hiç film izlemedin mi hepsinde böyle havalı laflar edince geliyor. Bence sorun ruhta. Belki uyumuştur? “
“ Komik. Enquiry Iglesias söylesek bile daha etkili olurdu.”
“Aman evlerden ırak. Bu sesle söylersem bırak bizimle iletişime geçmeyi,lanetler,çarpar falan bir şeyler yapardı.” İki karga sesli olarak bu dediğime bayağı güldük. Öyle ki,gözlerimiz yaşarmaya başlamıştı ve ben durdum.
“Hadi ciddi bir ortam sağlayalım ve bu sefer dediğin gibi Türkçe çağıralım.”
“I-ıhım… Tamam ben hazırım.”
“Başlıyorum. ‘Ey bu ev yapılmadan önce burada bulunan mezarlıktaki ruhlardan biri,bize kendini göster. Bizimle iletişime geç.”
Kısa bir sessizlik ve yine olmayışının hayal kırıklığı. “A-aa,yine mi? Hiç eğlencesi kalmadı ama. Bir Allah’ın kulu da mı yok iletişime geçecek. Ayıp ya ayıp. İyi ki bir eğlenelim dedik.”
“Bence cümlenin uzunluğundan anlayamadı ya da bizi ilgi çekici bulmamıştır. Sonuçta görünmezsin ve uçuyorsun. Yapman gereken başka eğlenceli şeyl-“
“Şşş.. Tahtaya bak! ‘ N – A – B – E – R - ? ‘ “
“Euzübillahimineşşeydanirraciiim….. Töbe Allah’ım çok töbe. Böyle ruh mu olur ya ben oynamıycam. Tövbeestağfirullah.”
“ Şşş sus Elif. Bak şansımıza sübyancı bir moruk ruh çıkmadı. ‘Naber?’ deyişine bakılırsa genç bir ruh.”
“Saçmalama. Burda yatan ölülerin hepsi en az senden 120 sene büyüktür. Tövbe Yarabbim.”
“Sus sus. Bir şey diyor. ‘ B-İ-R-B-İ-R-İ-M-İ-Z-İ-T-A-N-I-Y-A-L-I-M.’ “
“ Tamam ruh kardeş ama sonra bize musallat olmayacaksın. Anlaştık mı?”
“ O-Q”
“Iyy ergen.s”
“Şşş Elif! Evet ne soralım,ne soralım? En sevdiğin renk ne?”
“M-A-V-İ-H-U-Y-D-U-R-B-E-N-D-E.”
“En sevdiğin mısra?”
“H-A-Y-A-T-K-I-S-A-K-U-Ş-L-A-R-U-Ç-U-Y-O-R.”
“Elif. Bence bu çok fazla Tumblr’da takılmış. Popüler kültürün kurbanı olmuş. Ben sevmedim bunu.”
“B-E-N-Ç-O-K-M-A-R-J-İ-N-A-L-İ-M-B-İ-K-E-R-E-T-A-A-M-M-I-.-S”
“Tamam tamam sinirlenme ruhçuğum. Ama birazdan annemler gelecek bir isteğin yoksa tahtayı kaldırmamız gerek.”
“I-I-I-A-Y-N-I-Y-I-L-D-I-Z-I-N-A-L-T-I-N-D-A-Y-I-O-K-U-Y-A-M-A-D-A-N-Ö-L-D-Ü-M-A-N-L-A-T-I-R-M-I-S-I-N-?”
“Yok artık ya. Bi öyle romantikli kitaplar okumayız aga. Bize Hobbit sor, Agatha Christie sor. Ne bileyim başka bir sürü şey var.”
“Şey..Aslında ben okumuştum,ehe.”
“İnanmıyorum! Gerçekten okudun mu? O kadar eleştirdiğimiz halde?”
“Şey evet… Aa bak yeni bir şey diyor.”
“S-O-N-S-U-Z-A-K-A-D-A-R-M-U-S-A-L-L-A-T-O-L-M-A-M-I-İ-S-T-E-M-İ-Y-O-R-S-A-N-I-Z-A-N-L-A-T.”
Ve sonra Elif anlatmaya başladı ve anlattı ve anlattı… Sanki sonsuza kadar sürecek gibiydi.
“Son zamanlarda artan cin çarpma vakalarına bir yenisi daha eklendi. İki lise öğrencisi kız,ailesinin evde yokluğunu fırsat bilerek ruh çağırmaya kalkışınca olan oldu. Ailesi eve gelip de kızları o durumda görünce aklını kaçırmanın eşiğine geldi. Onları bu hale neyin getirdiğiyse,arkadaşlarına göstermek için çektikleri videodan anlaşılmış olup. Videonun telif haklarının bir korku filmine verilmesinin düşünüldüğü öğrenildi. Film yapımcıları video için sıraya dizilmişken acılı anne ve baba üzüntüden harap oldu. Ayrıntılar 3.sayfada.”
Kuşluk Vakti Gazetesi - 2020
popüler kültür dalga paranormal activity dabbe cin ruh aynı yıldızın altında mavi hayat kısa kuşlar uçuyor hikaye okumak yazmak eğlence
Lucitiel 691 YIL ÖNCE4YANITLA
C41N
Sayın Emre arkadaşıma katılıyorum ve başarılar.. SAnırım bende yollayacağım Emoji
C41N 511 YIL ÖNCE3YANITLA
C41N
Tişekkürler Emoji
C41N 511 YIL ÖNCE3YANITLA
Cleage
Ay bildirim gelince şaşırdım bi isim benzeşmesi falan mı oldu acaba dedim. :d Çok teşekkür ederiz okuyup gülen beğenen yürekler sağolsun. Etkinlik puanı almadan gittim demeyeceğim sükür. :d
Cleage 561 YIL ÖNCE3YANITLA
Melkor
Keşke sorumlu olmasaydım da bu yarışmaya katılsaydım keşke Emoji
Melkor 991 YIL ÖNCE3YANITLA
Cleage
Ya ben yanlışlıkla bundan önceki hikaye yarışmasında bu konuda yazmıştım komikli. Bir daha gönderdim saysak olabilür mü? : d
Cleage 561 YIL ÖNCE3YANITLA
Sindel
KESİN KATILIYORUM TABİKİ / geçenkine olumsuzluklar yüzünden katılamamıştım buna katılmazsam olmaz asdads
Sindel 671 YIL ÖNCE2YANITLA
Lucitiel
Arkadaşlar hikayeleri ben konu altından yayınlayacağım. Birincinin hikayesi ise dergide yayınlanıcak. Kazananları tebrik ediyorum, Gökhan kardeşimin hikayesi olsun, Denizimin hikayesi, Okan zaten diva hikaye yazmış mükemmel ötesiydi hepsi. Emeklerinize sağlık, tüm katılımcıları da ayrıca tebrik ediyorum.
Lucitiel 691 YIL ÖNCE2YANITLA
C41N
Hesaplama Sonuçları
Girdiğiniz metindeki kelime sayısı: 1695
Girdiğiniz metindeki karakter sayısı: 11977

Çok mu abartmışım acaba ? Emoji
C41N 511 YIL ÖNCE2YANITLA
Melkor
Ben okurken pek sevinmedim şaka şaka.
Emeğinize sağlık arkadaşlar hepside çok başarılı hikayelerdi.
Melkor 991 YIL ÖNCE2YANITLA
Juu
Ah be ah be içim gitti Emoji
Katılacak, yazan arkadaşların bileklerine kuvvet; beyinlerine ilham diliyorum. :')
Juu 781 YIL ÖNCE2YANITLA
Asgard
Hikaye mi dediniz? Ah tabi ki katılacağım. Tam benlik. Emoji
Asgard 601 YIL ÖNCE1YANITLA
CupCake
Arkadaşlar hikayenizi şu linkteki kutucuğa yapıştırarak kaç kelimeden oluştuğunu hesaplayabilirsiniz, herkese başarılar diliyorum.
CupCake 801 YIL ÖNCE1YANITLA
Welorian
Iste bunu sevdim. Emoji
Welorian 451 YIL ÖNCE1YANITLA
Daha fazla yükle